9 Mayıs 2008 Cuma

Saç baş mevzuları

Ben çocukken saçlarım annemin kabusuydu. Kıvırcık, tarak girmez, uzasa uzamaz saçlarıma makas değeceği düşüncesi de benim kabusum.

Kocaman kız olduğumda bile neredeyse sürüklenerek götürülür, tepine tepine ağlayarak kalkardım berber koltuğundan.

Bir de beş-altı yaşlarındayken ben, saçıma sakız yapıştırmamla başlayıp yüzüm gözüm sabunlu (ve çıplak) sokağa fırlamamla biten bir aile içi hikaye vardır ki, anneannem ne zaman beni görse ille de anlatır.

Şimdi büyüdüm ya artık kendim kuaföre gidebiliyorum. Bir iki ay önce de böyle oldu.

"Fikret, saçımı keser misin?"

"Hayırdır, hayatında ne değişiklik var?"

"Şimdi Fikretcim, biliyorsun madem yaşıyoruz değişim mukadder. Herakletios ne demiş bir anımsa bakalım" diye başlayabilirdim. Ya da o koltuğa oturup "Hiç sorma şekerim, ah neler neler oldu, bi bilsen" diye.

Bunları yapmadım, bön bön bakarak dedim ki Fikret'e.

"Saçlarım çok kırılıyor"

Ama valla saçlar mühimdir ya.

Güzel bir haftasonu dilerim herkese. Leyleğiniz, laklağınız bol olsun:)

Saçlarım

Yangınortası saçlarım
tarihim
Yana ayırıyorum.

Darağacı saçlarım
sevgin
Kendimi çekiyorum.

Yolyorgunu saçlarım
zaman
Geriye tarıyorum.

Günbatımı saçlarım
yaşlanmak
Uzatıyorum.

Varlık- Haziran 2003

12 yorum:

şule dedi ki...

ama yine çok güzel :)

Arzu Çur dedi ki...

Hay Allah yaa! Yine mi? Ne yapsaz ki?:)

serpil dedi ki...

tekrar tekrar okudum,çok güzel.

Arzu Çur dedi ki...

Teşekkürler Serpil. Ne yapalım, zaten metafor güzel.

şule dedi ki...

ha ha ha. cok guldum. gecenlerde ozisle konusurken ben de ozise "hay allah ne yapsaz ki" dedim civiklik olsun diye. bana "anne beni uyariyorsun, kelimeleri dogru kullan diye, kendin ne bicim konusuyorsun" dedi bucur, iyi mi?
bu arada soylememe gerek var mi? hayraninizim :)

Arzu Çur dedi ki...

Direkt karşı taarruza geçesin aman diyim Şulecim. Bu çocuk milletinin eline koz vermeye gelmez, çıkarlar tepene billa.

Şey de ona "Diller pijama gibidir, çarşıdan aldığında herkesin sahip olduğu bir şey halindedir. Sen onu kullana kullana kendi kalıbını verirsin, senin olur"

Yok ya, vazgeçtim, deme böyle. Onun yerine bize gönder Ozi'yi. Abisi ona anlatsın bu "yapsaz"a gelene kadar ne kelimeleri bozmuş annesi. Sana olan hayranlığı kat be kat artmış geri dönmezse bana da Arzu demesinler.

:)

Tijen dedi ki...

Sevgili Arzu,
Tanıştığımıza sevindim. Ortak isimler, ortak sevinçler, tutkular... Ne güzel! (Yazarlık falan gibi...) Ben de Mutfakta Zen'in linklerine ekliyorum. Teşekkürler!

Arzu Çur dedi ki...

Sevgili Tijen,

Ben de çok sevindim. Gerçi ben ne zamandır izliyorum senin blogunu, yazılarını. Bir de buradan merhaba.

Sevgiler,

elektra dedi ki...

ben saçlarımı kestirdim abla:)

anneler günün kutlu olsun canım ablam:)

ekmekcikız dedi ki...

Arzucum,
Bi daha sefere sçına sakız yapıştırınca, zeytinyağı ile çıkarmayı dene. Sokağa fırlaman gerekmez.
:-))

Arzu Çur dedi ki...

Elektra'm canım benim,anneler günün kutlu olsun.

Hayatında ne gibi değişiklik oldu da kestirdin saçları?

Arzu Çur dedi ki...

Ekmekçikız,

Yok artık ne uyurken sakız çiğniyorum ne de kesmem diye ağlıyorum saçları.

Gerçekten de, 20'li yaşlarda o "saçlarımı kestirmem" diyen çocuk uçtu gitti, erkek kuaförlerinde saç kestirmeye başladım bir ara. Nerdeen nereye işte:)Yaşasın değişim.